8 Ocak 2015 Perşembe

deneme2

uzun zamandır sesini duymamıştım.bir türlü arayacak cesareti bulamamıştım, zira ne mesajlarıma cevap veriyor ne arıyor ne soruyordu. adeta beni yok sayıyordu. nedense o gün tüm cesaretimi topladım ki bu da yaklaşık 3-4 saat sürdü .ve nihayet arama tuşuna basmıştım fakat o da ne telefonu açmıyordu.belki derstedir diye düşündüm ve zamansız aradım galiba derste olmalısın kusura bakma diye mesaj attım ama o da boşa gitti. yine ses seda yok..asıl şoku twiter hesabını kapattığını öğrendiğim akşam yaşadım. artık ondan haber alabileceğim tek mecradan da çekilmişti. o gece çok ağladım.

16 Aralık 2014 Salı

deneme1

Aylardan nisandı ve vize zamanıydı. iki dersi üstten alıyordum ve o üst sınıftaydı.vize sorularını az çok tahmin etmekteydim ve bu tahminlerimi onunla paylaşmalıydım. nedense acayip bir yardım etme hissim vardı ona. belki de ona yaklaşmak için başka fırsatım olmadığındandı bu his. okula normalden daha erken bir saatte gittim . onu arıyordum ama etrafım çevrilmişti hemen .abi ne sorar hoca ,abi beraber çalışalım ,çay içelim yönünde istekleri geri çevirmek pek tarzım değildi ama bu sınıf farklıydı. herkese bir kaç soru tahmininde bulunduktan sonra etrafım giderek kalabalıklaştı ve nihayet o da geldi.gözlerine bakamıyordum heyecandan kelimeler birbirine dolanıyordu. onun bakışlarından da birşey anlamadığı belli oluyordu ancak saygıyla dinliyordu. gözleri ne kadar kahverengiydi ve ne kadar güzeldi. ne kadar da az zamanda görebiliyordum onu...

15 Aralık 2014 Pazartesi

kampüs

Yine Final haftası..Dün Ekonometri sınavı olduk.Üniversite şehir dışındaki kampüse taşınalı benim için tüm cazibesini yitirdi. Üstelik ulaşım sorunsalı da hala tam olarak çözülmüş değil. Ağrı dağının yanıbaşında tertemiz havası Iğdıra tepeden bakan bir yer kampüs alanı.(Ah şu edebiyatım biraz daha güçlü olsaydı).

Tutunamayanlar

Bir türlü bitiremedim rahmetli Oğuz ATAY ın başyapıtı olan romanı. 200.sayfaya kadar 2 defa okudum ama galiba ben bitmesini istemiyorum. Onun üstüne Eylembilim okudum ustanın. mükemmel bir kitap.Tavsiye ederim..

26 Nisan 2013 Cuma

takipteyiz...
http://someonesaysimclever.blogspot.com/

Rakibi küçümsemek


normalde Türk medyasının kadim hastalığı Avrupa maçlarında rakibi küçümsemek, ezersin, parçalarsın türü ucuz gaza getirme numaraları ile bir anafor yaşatıp maçtan sonra ise soğuk duş etkisi yaratmasıdır. bu kez tersi oldu. Benfica yı yere göğe sığdıramadılar. bu tur geçene Uefa kupasını paketleyip gönderecekler algısı oluşturdular. Sonuçta Fenerbahçe de belli bir çizgisi olan az gol yiyen kaliteli yabancılara sahip bir takım ve dengede bir maç beklentim vardı.Benfica yı daha önce izlemememiştim ancak yazılanlar üzerine hayal kırıklığına uğradım. Atletico Madrid de neden yok dediğim ama ismini tam hatırlamadığım (Beşiktaşı tek başına dağıtmıştı geçen yıl ) Salvio yu görünce endişelenmedim değil. Neticede galibiyet üstelik gol yemeden hiçte fena bi skor değil. şanslar hala yüzde elli bana göre...
None

2 Nisan 2013 Salı

Geldi Bahar Ayları

Saatlerin ileri alınmasın ,havaların ısınması derken biyolojik denge yice düzen tutmaz oldu.Şu saatte derste olmam lazım üşendim gitmedim. görevede çıkmadım..vizeler yakın ama çalışmak arzusu uzak... Haluk levent zahmet edip ığdıra kadar gelmiş gitmedik deren Ataol Behramoğlu nuda teğet geçtik..Üstüne dün gece halı sahadan maçın başında sakatlıkla çımak zorunda kalmak ve yürümekte zorlanmak. amma karamsar bir tablo oldu .. Siz bana bakmayın müzik söylesin gerisini...
http://www.youtube.com/watch?v=vQVeaIHWWck